Uçak rötar yapınca
Bu olayı birkaç ay önce yaşadım. iş için istanbul da dolaşıp
bağlantılar yapıyorduk. izmir’e gitmemiz gerekiyordu. Hava alanlarında uzun süre
beklemek, uçakların rötar yapması, son dakikadaki aksiliklerden zamanında
yetişemeyerek uçağı kaçırma vs. . . . yerine ortağımın ısrarı ile gemi ile
gitmeğe karar vermiştik. Tamam yolculuk daha uzun sürecekti ama hiç olmazsa
gece, içinde duşu, tuvaleti, yani gerekli her şeyi bulunan gemide dinlenecek ve
lüks restaurant da güzel bir yemek yiyip içerek vakit geçirebilecektik.
Karaköy de limana geldiğimde Kemal daha ortalarda görünmüyordu. Çok iyi
bir insan, ortak olmasına rağmen biraz rahattı. Zaten her zaman geç kalır hep
son anda çıkar gelir, herkesi heyecandan heyecana sürüklerdi. Hatta birkaç sefer
uçağı, treni bile kaçırmıştı. Bu nedenle biletleri daima ben yanıma alırdım. Ne
olur ne olmaz. . . . Gemi rıhtımdaydı ama daha yolcu almıyordu. Yolcu salonu
önündeki banklara, çantamı bacaklarımın arasına sıkıştırıp, oturup insanları
seyretmeğe başladım. Bagajı elinde koşuşturanlar, nereye gideceğini
bilmediğinden kaybolanlar, hamalların peşinden yetişmeğe çalışanlar, sürünerek
dolaşanlar, vedalaşanlar, bağırarak konuşanları seyretmek çok eğlenceliydi.
Sonra ortalarda ne yapacağını, nereye gideceğini bilmeden dolaşan kısa siyah
saçlı, üzerinde bir yağmurluk olan kot pantalonlu kıza gözüm takıldı. Bakışları
ile bir şeyler aramaktaydı. Sonunda, bitkin bir halde gelip yanıma oturdu.
Birkaç dakika sonra dayanamayarak sordum
- Birini mi bekliyorsunuz yoksa
geminizi mi arıyorsunuz Bayan ?
- Hayır. . . Kimseyi beklemediğim gibi
gemi filan da aramıyorum. Gidecek yerim yok. Geceyi geçirebileceğim emin bir yer
arıyorum. Hem böyle nereye gidebilirim ki diye devam etti. Siz nereye
gideceksiniz ? cevaba çok şaşırmıştım.
- izmir’e iş için gidiyoruz.
Ne kadar şanslısınız. Ben de izmir’i görmek, gezmek isterdim. . . . . .
. Geminin kalkmasına yirmi-yirmibeş dakika kalmıştı. Kemal asla bu kadar geç
kalmazdı. Anlaşılan geç kalacak diye düşünerek kalkıp yürürken cep telefonum
çaldı. Oydu, trafikten yetişemeyeceğini, benim gitmemi, dönüşte işlere devam
edeceğimizi söylüyordu. Benimde çakan şimşek ile birden geri dönüp kıza
yaklaştım.
Arzunun gerçekleşmesini istermisin ? diye cüretkar bir tonda
sordum. Åaşırarak başını kaldırıp yüzüme dalga geçip geçmediğimi anlamak
istercesine bakarken beni süzüyordu.
Gerçekten bunu yaparmısınız
??????
Tabii, bagajın nerede ?
Bagajım yok ki, zaten üç gündür
sokaklardayım. Beni değil izmir’e Sibirya’ya bile götürmeğe kalksanız fark
etmez. Ama güneşli, sıcak yerleri tercih ederim.
Haydi beni takip et o
zaman diyerek rıhtıma yürüyüp biletimi ve çantamı kontrolöre uzattım. Bir
kamarot, bana hemen üst güvertedeki kamaramı gösterip eşyalarımı yerleştirdi,
biletimi zımbaladı. Hava alacak gibi aşağı inip şaşkın ve umutsuz bakışlarıyla
beni takip eden yabancıma yaklaşıp,
Haydi binelim yoksa geç kalacağız. .
. . . . dediğimde inanamayarak yüzüme baktı sonra daha samimi bir hava vermek
için mi yoksa kendini daha güvende duymak için mi bilemiyorum elimi tuttu ve
birlikte gemiye doğru yürüdük. Tam zamanında pasrelden gemiye bindik. Birkaç
dakika sonra de gemi demir alıp rıhtımdan uzaklaşmaya başladı.
Dar
koridorda karşılaştığımız Kontrolör kızı şüpheci tavırlarla iyice süzdü,
“Birlikteyiz “deyince kenara çekildi. . . Kabine girip kapıyı kapattık. Deminden
beri tuttuğumuz nefeslerimiz süratle dışarı fırlarken ıslık gibi bir sese neden
oldu. Koltuğa yan yana çöktük. Birkaç saniye sonra birbirimize bakıp gülümserken
;
Merhaba ve teşekkürler. Ben Hatice. . . . .
Ben de Erkan. Bu
kadar sakin olup ve cesaret gösterebileceğimi bilmiyordum. Zannedersem şimdi her
şey Ok. Artık çekinecek bir şey kalmadı !!!
Kabini keşfetmeye çalıştık.
Kemal doğru söylemişti, küçük küvetli bir banyo, havlular, tuvalet, lavabo,
basit ama gerekli tuvalet malzemeleri kısacası seyahatte gerekebilecek her şey
vardı. Aslında bunlara daha çok Hatice ‘nin ihtiyacı vardı.
Haydi
şunları bir dene de, sonra gidip bir şeyler atıştıralım, acıktım. . . . Birkaç
dakika sonra kızın üstündeki toz toprak temizlenmiş, oradaki tarakla da
saçlarına biraz çeki düzen verince yüzünde hoş bir ışıltı belirmişti.
Birinci güvertedeki kafeteryada biraz oturup birer tost atıştırıp
havadan sudan konuştuk. Güneşlenmeğe, kenarda kağıt, tavla oynamaya çalışanları
seyrettik. Kamaraya dönüp biraz elbiselerimizle yatağa uzanıp biraz uyuduk.
Kamaraton yemek servisi başladı diyerek koridorda dolaşmasına uyanıp kalktık.
Daha sonra da yemeğe gittik. Restaurantdaki atmosfer gerçekten lükstü. Kapıdan
girer girmez, gülerek karşılandık ve elimize bir aperatif tutuşturdular. Enfes
bir yemek yerken şarap, kahve ile de özel bir likör içtik. Yemekte bana
hikayesini anlatmaya başladı. 21 yaşındaydı ve güneyde A. . . . . . . . . . . .
. . . civarındandı. Altı ay kadar önce 25 yaşında bir yakışıklı bir gence aşık
olup her şeyini bırakıp oğlanı takip ederek arkasından soluğu burada almıştı.
Ama kısa bir süre sonra sadece bir yaz maceracısının kurbanı olduğunu anlamış.
Oğlanın pek de sağlam pabuç olmayan kumarbaz bir sürü arkadaşıyla aynı evde
kalmak zorundaymış. Oğlan kaybettikçe daha çok paraya ihtiyaçları olmaya
başlamış. ikinci şişe şarap Hatice ‘ nin daha fazla detaylı olarak anlatmasına
yardımcı olmaktaydı. Diğerleri yanında çekinmeden kızı aşağılamaya, kötü
davranmaya başlamıştı. Geçen hafta arkadaşı ve diğerleri bir hayli içip iyice
sarhoş olduklarında birden sevgilisi onu masaya çıkartıp eteğini yukarı sıyırıp
donunu indirerek edep yerlerini diğerlerine kahkahalarla göstermiş, diğerlerinin
de yiyecek gibi bakışları kızı rahatsız etmişti. . 3 gün önce de kumar birden
strip pokere dönüşüp kızı soymaya başlamışlar. Bir ara iyice kafayı bulan
erkeklerden biri kızın göğüslerini bacak arasını okşamak isteyince erkek
arkadaşı diğerine bunları veya başka şeyler de yapmak istiyorsa önce para
ödemesi gerektiğini söyleyerek tartışmaya başladıklarında gittikçe ısınan
ortamdan rahat ama kendine özgü ahlak değerleri olan Hatice, birden bire orta
malı olmamak, orospular gibi pazarlanmamak için ayak uçlarında yavaşça
toparlanıp kendini derhal sokağa atmış. Cebindeki üç beş kuruş da bitince o
günden beri de beş parasız sokaklarda dolaşıp durmaktaymış Sağda solda atılan
laflara, yapılan uygunsuz tekliflere de kendini bu düşürdüğü için oğlana
lanetler sayarak, bağırıp çağırarak karşı koymuş ama ben olmasaymışım daha ne
kadar dayanabileceğini kestiremiyormuş.
Yemek sonunda Hatice iyice
gevşemiş, rahatlamış, yanakları pembeleşmiş, zarif, ince hatlı hoş yüzünde
oluşmaya başlayan gülümsemelere karşı ilgisiz kalmam zorlaşmaktaydı. Geç vakit
kamaraya döndüğümüzde yataklar hazırlanmıştı. içeri girdiğimizde ;
Burası sıcakmış. Banyo yapsam iyi olacak. Duşunu kullanabilirmiyim,
dedi.
- Tabii ki, istersen dışarı çıkıp bekleyebilirim ! dediğimde
tereddüt etmeden,
Hayır kalabilirsin, varlığın beni rahatsız etmiyor.
Bilmiyorum neden ama sana güveniyorum.
Yatağa oturdum, Hatice de tam
karşımda ayakta durarak, kazağını, sonra da sweet shirt ‘ünü en sonunda da
sutyenini çıkartıp normal irilikteki ama dik göğüslerini ortaya döktü ben de bu
arada elbiselerini askılara asmaktaydım. Birden;
Kotunu çıkartmana yardım
edebilirmiyim sorusu ağzımdan dökülüverdi.
Tabii. . . . . . . . haydi
gel !!!!
Teker teker kotun düğmelerini açtım ve altında donunun
olmadığını gördüm. Aslında kalçalarının arasına kumaşın bu denli sıkışmasından
altında bir şey olmadığını tahmin etmeliydim. Bakışlarımı kadınlığına elimde
olmadan mıknatıslayarak kotu bacaklarından sıyırdım. Çok hoş görünen
dudakçıklara indikçe azalan, az kıllı, bir koyu organı vardı. Kadınlık
dudakçıkları o kadar ayrık duruyordu ki arasından klitorisi ve amının kenarları
görünüyordu. Yaşadığı kötü günleri hatırlatmamak için istemeyerek geri çekildim.
Birkaç saniye daha süzdükten sonra;
- Biliyormusun sen çok aslında çok
güzelsin!!!!!
Åaşırarak sadece gülümserken gözlerini kırpıştırarak
teşekkür etti. Duşa girdi ve suyun sıcaklığını ayarlayana kadar seyretmeğe
zevkle devam ettim. Sonra kalkıp valizimden şampuan çıkartıp ;
Saçlarını
bununla yıka diyerek uzattım. Ayrıca vücut şampuanı da var. Uzanıp aldı ama
sırtına eli yetişmeyince duraklamasından ve hafifçe yan dönerek bana soru
sorarcasına bakması üzerine ;
Yardım etmemi, sırtını yıkamamı istermisin
?
Evet ! Sevinirim. Diyerek gülümsedi. . .
O saçlarını
şampuanlarken ben de vücut şampuanını omuzlarına ve sırtını yıkarken önünü dönüp
kollarını yukarı kaldırarak beklemeğe başlayınca bana sadece devam etmek kaldı.
Az sonra ellerimin altında sertleşmeğe başlayan göğüslerine, düm düz karnına ve
baldırlarının üst kısımlarına yayarak sürüp sabunlamaya başladım. Ellerim göğüs
altlarından göbeğine, karnına ve üçgenine doğru inerken kot arasında sıkışıp,
sürtünmeden iyice tahriş olup kızarmış dudaklılara daha fazla hırpalanmasın diye
dokunmamaya özen yıkamaya başladım. Daha da ileri gidip ellerimi aşağılara,
bacak arasına sokup vajinasını üstten ovuşturmaya başladım. Birden daracık
kabinde yan döndü. . . . ve bacaklarını aralayarak elimin araya daha rahat
girmesine imkan yarattı. O kadar yumuşaktı ki her şeyi unutmaya başladım. Hatice
‘nin nefes alışları git gide hızlanmaktaydı. O anda kendini zorunlu hissetmesini
istemeyerek durmaya karar verip, bacaklarını ve ayaklarını yıkadım. Yavaşça
döndürüp sırtını sabunlamaya başladım. Ellerimi devam etmemi istercesine, tutup
aşağılara doğru indirdi. Az sonra ellerim kalçaları ve kıvrımları arasında
dolaşmaya başlamıştı. Parmağım anüsünün etrafında daireler çizmeğe başladığında
derinden bir iç çekti. Öne doğru eğilerek, tekrar bacaklarını araladı, elimi
tutarak kadınlığının üzerinde gezdirmeğe başladı. Birden bire karşıma çıkan bu
olanak inanılmayacak kadar harikaydı. Dizlerimin üzerine otururken, beni git
gide çıldırmaya başlayan götüne ve dudakçıkları iyice açılmış, ortaya çıkmış
amına uzun uzun baktım. Elimi orada bırakıp saçlarını yıkamaya başladı. Yüzüne
yayılan sabundan gözlerini açamadığından yararlanarak bir parmağını amına
soktum. Vajinasının sıcaklığı ve kayganlığı, üzerinden akan serin suyla bir
tezat oluşturuyordu. Genç kız kadınsal olgu ve reflekslerinden bir şey
kaybetmemişe benziyordu. Birinciyi ikinci bir parmakla talip ederek içine giriş
çıkışlarımı hızlandırdım. Nefes alışları git gide belirginleşerek sesli bir hale
dönerken birden elini bızırına koyup, kendini şiddetle okşamaya başlamasını
zevkle seyrettim. Birkaç saniye ona kendini kontrol edemez bir şekilde
boşalmasına yetti. Onu durularken, hala yarı kapalı gözlerle bana bakıp
Ne kadar uzun zamandan beri canım çekiyordu böyle bir şeyi, çünkü O,
yani benimki değil benimle ilgilenip sevişmek, oyundan fırsat bulup da yatağa
bile gelemiyordu.
Hatice kurulanırken ben duşa girmek için soyunmaya
başladım. Donumu çıkarttığımda, kıza yaptıklarımdan etkilenen küçük oğlan hazır
ola geçmişti bile. Kalkıp yere paralel ileri uzanmış sikime ilgiyle bakarak
Bakıyorum, sağlığın da epeyce yerine gelmiş !!!!!!!!
Kabin
aralığı ve içi arasındaki yerlerimizi değiştirdik. Gidip yatağın kenarına
ilişerek yıkanmamı seyretmeğe başladı. Tahrik olmaktan kızarmış şişmiş sikimi
yıkarken “ Hummm †dedi. Durulanıp çıktığımda, kurulamayı teklif ederek havluyu
elimden aldı tüm vücudumu okşarcasına kuruladı. Tekrar yatağa oturarak
yaklaşmamı işaret etti. Sikimi eline alarak, tıpkı biraz evvel benim onun amını
incelediğim gibi epeyce ilgiyle seyretti. Sonra birden eğildi ve çabucak ağzına
sokarak süratle dilinin üzerinde götürüp getirerek emmeğe başladı. Saçlarında
yakalamış her ağzına sokuşundan daha kuvvetli bastırarak boğazının dibine kadar
sokmaya çalışıyordum. iki dakika sonra bu işlemim sonunda kuvvetli bir şekilde
boğazına fışkırmaya başladım. Bir miktarını yuttu. Dışarı taşanları havluyla
sildik. O derin derin nefes alarak, hala yatağın kenarında otururken, ayrık
bacakları arsına başımı soktum. Kadınlığını bu kadar yakından görmeğe
dayanamayarak, kılları zevkten dikilmiş, dudakçıkları tamamen gerilip ayrılarak
pembe bızırını ve içinden biraz o tatlı mayhoş kokulu sularının dışarıya taşmaya
başlamış olduğu amı zevkle seyrettim. Sanki gemi dalgalar arasında daha hızlı
sallanıyor gibi gelmeğe başlamıştı. Önümde, bacaklarını tamamen açarak ortaya
cinsel organın her tarafını yalamaya başladım. Dil atmaya başladığım klitorisi
deminki mastürbasyondan ötürü çok hassaslaştığından beni amına doğru yöneltti.
Yalamalarımdan zevklenmeye başladığını görüp sikim eski halini dik ve sert
almaya başlayınca;
Sırt üstü yat ve dizginleri bana bırak. ATA
bineceğim, dedi.
Dediğini ikiletmeden kalkık sikim havada sırt üstü
uzanınca üzerime çıkıp, eline alıp kadınlığına yöneltti. Sikimin başını ıslak
deliğine sokarken zorlandı. Tamamen içine kayması için iki üç sefer denemek
zorunda kaldı. Aslını söylemek gerekirse benimki uzun değil ama kalındır. Bu da
dar amlı kadınlara girerken büyük bir sorun oluyor. Geminin sallantıları
yardımıyla üzerimde deliler gibi gemi azıya aldı. Amının içindeki kasılmaları
hissediyordum. Organım üzerinde, her sefer dışarı çıkma riskiyle karşı karşıya
kalacak şekilde inip kalkmaya başladı. Sikimin içinden çıkmaması için dikkatlice
üzerime uzanıp sürmeğe, özellikle de üçgenini benimkine sürtmeğe başladı. ileri
geri her hareketinde bacak aramda ve sürtünmeden kaynaklanan bir sıcaklık
gitgide yükselmekteydi. Sikim amına süratle girip çıkarken ben de boş durmayıp
elimle bedenimde seyahat eden göğüslerini okşamaya çalışıyor, delicesine
dudaklarını öpüp yalıyordum. Hızla soluk almasının yerine az sonra çığlıklar
almaya başladı. Kasılmaya, titremeğe başladığını görüp geldiğini anlamamla,
deminden beri spermlerimin fırlamasını engellemek için kendimi sıkmaya boş
verdim ve bende ağzımdan yükselen inleme sesleri ile ona katılıp vajinasının
içine kuvvetlice fışkırmaya başladım.
Sikim hala içinde dururken üzerine
tamamen uzanıp eğilip uzun süre beni küçük öpücüklere boğdu. Geminin beşik gibi
sallantıları içinde uyumuşuz.
2-3 saat kadar sonra kuvvetli bir
sarsıntıyla uyandık. Sikim hala sımsıcak amının içinde ve birbirine karışmış
apış arası kıllarımız da karışan orgazm sularımızdan vıcık vıcıktı. Kalkıp
banyoya girdi, kapıyı kapatmadan yüzü bana dönük olarak bacaklarını daha iyi
görebilmem için iyice yana aşarak işemeğe başladı ben de heyecanla seyrettim.
Sonra striptiz yaparcasına ağır hareketlerle kurulanırken işemeğe ihtiyacım olup
olmadığını sordu. Zorlukla yerinden doğrulup klozete yaklaşırken
Sen
işerken elime alıp oynayabilirmiyim ? Bir erkek işerken, onu tutmayı çok istedim
ama fırsatım henüz hiç olmamıştı da, dedi.
Diğer konularda olduğu gibi,
spontane davranması çok hoşuma giderek elini alıp sikimin üzerine getirdim ve
ben işerken elindeki sikimi bir hortum ile çim sular gibi saya sola döndürerek
oynayıp işetirken, ben o ana kadar hayatımda tatmadığım vücudumu saran garip bir
ürperti duyarken, o ağzından hayranlık dolu sesler çıkarttı.
Bu küçük
gösteriden sonra yatağa döndüğümüzde bacaklarını ayırarak;
- Haydi gel,
daha doyamadım, canım yine istiyor, dedi.
Dudakçıkları elleri ile ayırıp
daha şimdiden ıslanmış amını bana göstermeğe başladı. Bacakları arasında yerimi
alıp yarı kalkıp sikimi amının üzerinde gezdirerek hem onu hem de kendimi iyice
hazırladığımda seslerimiz tamamen değişmiş bizi bekleyen sevişmeden başka bir
şey düşünemez hale gelmiştik. Bacaklarını omuzlarıma kadar kaldırıp önce yavaşça
iri başı sonrada sert kalça hareketleri ile tamamını soktuğumda ayakları
yanaklarımda titreyerek oynamaya başladı. Birkaç sefer yüklendikten sonra sikimi
çıkartıp önümdeki amın enfes görüntüsünü seyrettim. Dudakçıkları zevkten tamamen
ayrılmış, küçük pembe delik iyice ortaya çıkmıştı. Dayanamayarak eğilip birkaç
dakika yaladım, dilimi girebildiğince derinlere sokarak içerdeki suyu koklayıp,
yutarken Hatice küçük çığlıklar atıyordu. Tekrar ama bu defa tek seferde girip
amının dibini bulduğumda bacakları sanki havada asılı kaldı. Zevkten kudurmak
üzereydik ama ikimizde bu anı uzatmak için kendimizi tutuyorduk. Kendimi 4-5
dakika kadar kontrol edebildim. O bu arada bitkinliğin uç sınırında, çığlıklarla
birinci orgazmını yaşamış ikinciye hazırlanıyordu. Bir ara dışarı kayan sikimi
götüne yöneltip itirazlarına rağmen biraz bastırdığımda başı girmişti. Birkaç
saniye sonra kendiside bu kadar kolay girmesine ve düşündüğünden çok daha az
canının yanmasına şaşırarak “Yavaş lütfen, olur mu “diye ricada bulunarak
kendini tamamen bıraktı. Artık amından daha dar olan bu deliğe hırsa girip
çıkmaya başlamıştım ikimizde haykırmakta, oflayıp puflamaktaydık. Tekrar amına
dönüp de süratle sikmeğe devam etme ile içindeki baskıdan kurtulmanın verdiği
rahatlıkla ve amının sikilmesinden zevkle kıvranmaya başladı ve az sonra da
haykırışları iyece artarak orgazma ulaştı. Gücümün son demlerinde birkaç giriş
çıkış daha yapıp tam boşalacakken çekip götüne azcık sokup spermlerimi bu sefer
oraya boşaltmaya başlamamla birden zevkten bağırmaya ve tekrar kıvranmaya
başladı. Oradan da çıkartıp geri kalan damlaları karnının üzerine saldım.
Ellerimle menileri karnına yayarken o da bana katılıp bulduğu suları
göğüslerine, sonra da ıslak parmaklarını ağzına sokup yalamaya başladı. Normale
dönmeğe başlayınca arkasını dönüp bacağını kaldırarak sokulup yatmamı istedi.
Sımsıkı sokularak uzandığımda, bacağını indirip sikimi kalçalarının arasında
hapsetti. Başını yüzüme döndürüp bir öpücük verdi ve kalçalarını oynattırarak
;
içime sokarmısın onu lütfen, içimde bir yarak varken uyumaya
bayılıyorum, Bana bir kadın olduğumu hissettiriyor da. dedi. Geminin izmir ‘e
varma saati öğleye kadar o şekilde sikim sıcak ve ıslak fırınında uyuduk.
izmir’e ilk indiğimizde üzerine daha düzgün birkaç giyecek ve makyaj malzemesi
aldım. Gerektiği gibi giyinip, süslenince hakikaten çok güzel bir kız olduğu
hemen belli oluyordu. Evine dönmesi için para verebileceğimi söylediğimde kabul
etmedi ama izmir’de kaldığım üç gün içinde otelde benle kalmak istedi. Ben de
zevkle kabul edip otele gittik. Gündüzleri iş peşinde koşup geceleri otelde
Hatice ile saatlerce sevişiyor, zevkten zevke, orgazmdan orgazma uçuyorduk.
Üçüncü gece otele döndüğümde sevinçle karşıladı ve beni dışarıda yemeğe davet
edince şaşırdım. Ben yokken o da gazetelerdeki ilanlara telefon ederek kendisine
iş aramış ve birkaç tanesiyle gidip görüşmüş ve sonunda da güzel bir şey
yakalamış, görüşmeye gidip anlaşıp hatta biraz avans bile almıştı. Beni iyi bir
yere götürmek istedi ama paraya ev kirası, eşya, yeni giyecekler, diğer
ihtiyaçlar vs gibi şeyler için çok ihtiyacı olacağını söyleyerek karşı
çıktığımda Hayatımda ilk defa bir erkek beni benden daha fazla düşünüyor. Bunun
ne kadar önemli ve güzel bir duygu olduğunu bir kadın olmadan asla anlayamazsın.
iyi ki seni limanda takip etmişim de o batak ve sonu belirsiz hayattan
kurtulmuşum. . . . . . Sana Binlerce Defa Teşekkür Ediyorum. . . . . . . . . .
diyerek gözlerinden akan birkaç damla yaşı saklamaya çalıştı. Uçakla dönecektim.
Benimle hava alanına kadar geldi. Vedalaşırken, gelecek sefer izmir’e geldiğimde
mutlaka kendisini aramam, onun evinde kalmam için yeminler verdirerek ve benim
adres ve telefon numaramı da aldı, hüzün ve gelecek seferin sevinciyle ayrıldı.