|
Ben bir seks oyuncağıyım…
Bu hale gelmemin nedeni bir erkek, Sedat!
Beni bambaşka bir kişilikten alıp, bugün olduğum şeye, tam bir itaatkar
orospuya o çevirdi. Ama şimdi geldiğim noktada ona bağımlı değilim
artık. Dilediğim herkesle, hatta zaman zaman dilemediğim erkeklerle de
birlikte oluyorum.
Size bu dönüşümün hikayesini anlatacağım…
Şu anda, yani içinde bulunduğumuz 2008 yılında 28 yaşındayım. Bir ‘top
model’ olmasam da alımlı ve bakımlı bir kadınım. 22 yaşımdayken bir
kazada kaybettiğim ailemden küçük bir servet kaldı desem yeridir. Yani
maddi anlamda oldukça rahatım. Hiçbir şey yapmadan oturmak bana göre
olmadığından çalışıyorum yine de. Ya da çalışıyordum demeliyim.
Her şey üçbuçuk yıl kadar önce başladı. Ama önce biraz daha bilgi
vereyim size kendimle ilgili.
Ailem hayattayken de beni fazla sıkmazdı. Bu davranışları yaşıtlarıma
göre biraz hızlı gelişmemi sağlamıştı sanırım. Daha ortaokuldayken bile
yaşıtlarıma göre daha gelişmiş bir kızdım. O yıllarda masum flörtlerden
daha ileri bir ilişkim olmamıştı. Elele tutuşmalar, kaçamak öpücükler
filan anlayacağınız. İlk ciddi flörtüm ben orta ikideyken olmuştu, orta
ikinin son aylarında. Ahmet benden iki sınıf büyüktü. Özel bir yabancı
okuldaydık. Nasıl olduğunu şimdi hatırlamıyorum, ama bir şekilde
tanışmıştık. Beni etkilemişti. Birlikte dolaşıyor, sinemaya filan
gidiyorduk. En çok elele dolaşıyor, zaman zaman kaçamak öpücükler
alıyorduk birbirimizden. İçimde farklı bazı dürtüler hissediyordum o
bana dokundukça, ama bastırıyordum. Zaman zaman öpüşmekten, elele
gezmekten daha fazlasını da arzuladığımı farkediyordum. Hatta onu
cesaretlendirmeye çalışıyordum belli belirsiz. Ya acemiliğimden, ya
onun çekingenliğinden daha fazlası hiç olmadı. Bir yıl kadar böyle
sürdü. Artık bana yetmiyordu bu ilişki. Lise bire geçtiğimde neredeyse
bitmişti diyebilirim. Ama açıkça konuşmamıştık daha. Ahmet ile aynı
sınıftan bir arkadaşının bana ilgisi olduğunu farketmiştim. Hoş bir
çocuktu. Ahmet’e belli etmemeye çalışarak onunla da görüşmeye
başlamıştım. İkimiz de rahatsızdık elbette bu halden, ama çekiniyorduk
da Ahmet’i kırmaktan. Bu ‘rahatsız’ ilişki de doyurmuyordu beni. Bir
gün, bir okul partisine gitmiştik. Her “iki flörtüm’ de oradaydı, ama
ben hiçbirisiyle ilgilenmiyordum aslında. Okul dışından, yaşça da daha
büyük birisi beni dansa kaldırdı. ‘Benimki’lerden daha erkekti, her
ikisi de yanıma gelip beni ondan ‘almaya’ cesaret edemediler. Cüneyt
erkekliğini belli ediyordu davranışlarıyla. Dans ederken bile beni o
kadar ustaca yönetiyor, belli belirsiz memelerime, kalçalarıma değerek
tahrik ediyordu ki anlatamam. İçim kıpır kıpırdı. Ayrıca serseri ve
vurdumduymaz havasına rağmen yakışıklı sayılabilecek bir tipti ve çok
hoşsohbetti. Dansa ara verdiğimizde de birlikte takıldık. Biraz bira
içtik. Hafiften başım dönüyordu. Keyfim yerindeydi. Parti bittiğinde
başka bir yerde devam etmeyi önerdi, korktum ve reddettim. “O halde
hafta sonunda buluşalım” dedi. Onu terslemek istemiyordum,
hoşlanmıştım. Kabul ettim. Telefon numaralarımızı verdik birbirimize…
Hafta sonuna kadar birkaç gün aklımdan çıkmadı Cüneyt. Onu düşünerek
mastürbasyon bile yaptım. Ancak onunla bir ilişkim olabilir miydi, ne
olurdu, nereye kadar giderdi, bilemiyordum. Hafta sonunda buluştuk
Cüneyt ile. Arabası ile beni aldı. Sakin ve manzaralı bir yere gittik.
Bagajdaki bir soğutmalı kutudan bira çıkardı. Bir süre içerek havadan
sudan konuştuk. Yine hafiften çakırkeyif olmuştum. Cüneyt doğrudan
konuya girdi:
“Senden hoşlandım Songül” dedi, “seninle bir ilişkimiz olsun istiyorum.
Ama sana baştan söyleyeyim sana, sadece elele gezmek, birkaç kez
öpüşmek yetmez bana ilişkide. Ne dersin?”
Kıpkırmızı olmuştum. Ne diyeceğimi bilemiyor, sadece önüme bakıyordum.
Elini bacağımın üzerine koydu nazikçe.
“Kötü bir şey istemedim senden. Doğal bir şey bu… Bana izin ver, seni
mutlu edeyim.”
Bir eli hala bacağımın üstündeyken diğer eliyle çenemi tuttu, başımı
kendisine çevirerek dudaklarını dudaklarıma yapıştırdı. Dilini ağzımın
içinde hissettim. Çok ustaca öpüyordu. İçim bir hoş olmuştu, karşı
koyamıyordum ona. Bir eliyle bluzumun üzerinden
mememi okşamaya başladı. Meme uçlarım dikleşmişti, farkediyordum.
Sütyen kullanmadığımdan o da farketmişti ve çok utanıyordum. Yavaş
yavaş okşuyordu mememi. Dudakları ise boynumda, kulak mememde
dolaşıyor, “harikasın Songül, çok güzel bir kızsın sen, nefis
kokuyorsun” diyordu fısıldayarak. Hareket edemiyordum hiç. Diğer elini
yavaşça eteğimin altından soktu ve kilodumun üzerinden amımı okşamaya
başladı. Bacaklarımı kapatmaya çalıştım. “İzin ver bebeğim, korkma,
istemezsen dururuz” dedi. Amımın ıslandığını farkediyordum. Nefes
nefese kalmıştım. Elimi tuttu. “Sen de bir bak, hissetmeyi dene”
diyerek elimi pantalonunun üzerine koydu. Sertleşmiş sikini
hissedebiliyordum elimin altında. Onun okşamaları da daha sertleşmişti.
Sıkıştırıyordu memelerimi iyice. Diğer elinin bir parmağını da kilodumu
kenara çekerek amıma sokmaya başlamıştı. Ateş gibi yanıyordum ve çok
korkuyordum öte yandan…
Mememdeki elini pantalonunun üzerindeki elimin üzerine koydu yeniden ve
bastırarak sürttürmeye başladı. “Okşa aşkım, sen de beni okşa ve hisset
aletimi. Hoşuna gidecek senin de” diye fısıldıyordu kulağıma hala…
Okşamaya başladım çekine çekine. Elimin altındaki siki giderek
büyüyordu. Belki çok büyüktü, belki de değil. Anlayacak tecrübe ve
durumda değildim o anda. Ama beni utandırıyor ve çok
heyecanlandırıyordu.
Amımdaki parmağını biraz daha soktu. Panikledim. Onu omuzlarından
iterek geri çekildim aniden. Bozulmuştu biraz.
“Lütfen” dedim, “çok hızlı gidiyoruz. Ben daha önce böyle bir şey
yaşamadım hiç. Senden hoşlanıyorum ve bir ilişkimiz olsun isterim. Ama
biraz daha yavaş gidelim ne olursun. Korkuyorum!”…
Gülümsedi…
“Korkma bebeğim” dedi, “seni bir yükten kurtaracağım. Bir kez deneyince
hep yapmak isteyeceksin. Er ya da geç olacak zaten. Neden bekleyerek
vaktini boşa harcayasın ki?”
“Olmaz, lütfen. Şimdi değil” dedim çekinerek…
“Pekala” dedi. Yüzü gölgelenmişti biraz. Onu kızdırdığımı düşünerek
paniklemiştim. Onu kaybetmek istemiyordum. “Ben ilişkide azıyla
yetinmem Songül” dedi, “mutlaka bir ‘yakın’ temas olmalı benim için.
Endişeni anlıyorum, ama böyle olmaz. Seni eve bırakayım.”
“Hayır” dedim aniden, “eve gitmek istemiyorum. Biraz zaman veremez
misin bana? Seninle olmak istiyorum, ama biraz alışmalıyım buna”…
Biraz düşündü… Sonra hiç beklemediğim bir şey söyledi:
“Hiç oral seks yaptın mı daha önce?”
Yeniden kıpkırmızı olmuştum. Bakışlarımı aşağı indirdim. “Hayır” dedim.
“Anlaşma şu o halde” dedi, “şimdi beni ağzınla tatmin edeceksin. O
dudaklarına bayılıyorum zaten. Ben de sana biraz zaman tanıyacağım.
Arada sırada buluşacağız ve her buluşmada oral seks yapacaksın bana.
İki hafta sonra, hafta sonunda aileni bir şekilde ikna edip izin
alacaksın. Hafta sonunu birlikte geçireceğiz ve ‘benim olacaksın’.
Tamam mı?”
Kendimi çaresiz hissediyordum. Ne cevap vereceğimi bilemeden
oturuyordum öylece. Ses çıkarmadığımı görünce, “sanırım anlaştık” dedi
ve koltuğunu biraz geriye kaydırdı. Pantalonunun fermuarını çözdü ve
indirdi. Kilodu üzerindeydi hala. “Sıra sende” dedi, “indir kilodumu ve
al onu ağzına”…
Bir robot gibi yerine getirmeye başladım istediğini. Eğildim, kilodunu
sıyırdım aşağı doğru. Hafifçe kalkmış siki fırladı dışarı birden.
Yüzümün önünde sallanıyordu. İlk kez bir erkek organına bu kadar
yakındım. Korku ve heyecan vericiydi. Bir elimle kavradım sikini.
Okşamaya başladım acemi hareketlerle.
Ben sikini sıvazlarken o da gözlerini dikmiş beni seyrediyordu.
Eğleniyordu bu durumdan muhtemelen. Ama bir tek şey kesindi, beni elde
etmişti…
“Ağzına al, sıcaklığını hissetmek istiyorum” dedi.
Dudaklarımı araladım ve sikinin üzerine kapattım. Sadece bir kısmı
ağzımdaydı ve ne yapacağımı bilemiyordum. Bir eliyle hafifçe başıma
bastırarak kalçasını hareket ettirmeye başladı. Siki biraz daha girip
çıkıyordu ağzıma. “Yala, dilini oynat bebeğim” dedi. Ağzım sikiyle
doluyken dilimi oynatmakta zorlanıyordum. Sikinin tümünü sokmamış olsa
dahi nefesim kesiliyor gibi hissettim. Geri çekildim, siki ağzımdan
çıktı. “Özür dilerim” dedim, “nefesim kesildi.”
“Tamam bebeğim” dedi, “ilk seferinde olur böyle. Alışacaksın,
öğreneceksin. Şimdi yeniden dene.
Ellerinle de okşa”…
Yeniden üzerine eğildim. Sikini ağzıma aldım ve başımı ileri geri
oynatarak sikinin ağzıma girip çıkmasını sağladım. Bir yandan da
ellerimle sıvazlıyordum dışarıda kalan kısımlarını. Elimin birisini
tuttu ve aşağılara, taşaklarına doğru götürdü. “Burayı da okşa ve
dudaklarını daha sıkı kapatarak em”…
Dediklerini yapmaya çalışıyordum. Acemiydim, beceremiyordum, ama
deniyordum. Onun da yönlendirmesiyle, zor da olsa devam ettim. Bir süre
sonra kasılmaya başladığını hissettim. “Ohhhh, geliyorum aşkım”
demesiyle kendimi geri atmam bir oldu. Spermleri fışkırmaya başlamıştı.
Ben geriye kaçarken bir kısmı alnıma gelmişti. Midem bulanır gibi oldu.
O ise zevkin doruğunda, inler ve kasılırken elimi tuttu yeniden ve
sikinin üzerine götürdü. Bastırarak sıvazlamamı sağladı. Elim sikini
sıvazlarken menileri geliyordu hala. Elim yapış yapış olmuştu. Sonunda
nefes nefese arkasına yaslandı kaldı…
“İlk deneme için idare ederdin hayatım” dedi, “sana öğreteceğim bunu
iyice.”
Torpido gözünden ıslak mendil çıkardı. Bana da verdi. Üzerini silerken
ben de kendimi temizliyordum. “Bu günlük bu kadar yeter” dedi.
Arabayı çalıştırdı, beni eve kadar getirdi.
Kendimi garip hissediyordum…
(Sürecek...)
|
|
Hikaye
|
1291
|
|
Eklenme Zamani
|
8-11-2008
|
|
Ekleyen
|
hikaye
|
|
Puani
|
   
|
|
|